Abdülhamit Han’ın Kumandanı İle İlgili Menkibe


Mehmet Akif Ersoy bir gün namaz kılmak için Sultan Ahmet Camisi’ne gider. Cami mihrabında her sabah namazından sonra yaşlı birinin sürekli hıçkırıklarla ağlıyordu, bu durum Akif’i çok merakta bırakmıştı. M.Akif gidip neden ağladığını sormak ister, fakat yaşlı adamın bir an olsun hıçkırığı dinmediği için gidemez. M.Akif yine bir sabah namazında dayanamayıp yaşlı adamın yanına sokulup:
-Muhterem Allah’ın rahmetinden, bir insan bu kadar ümitsiz olur mu? Niye bu kadar ağlıyorsun, dedi.
İhtiyar adam, M.Akif’e
– Beni tekrar o günlere götürüp derdimi tazeleme, git, dedi.
Tabi M.Akif ısrar edince yaşlı adam göz yaşları tekrardan akmaya başladı.
– Ben, Abdulhamit döneminde binbaşıydım. Anne ve babamın vefat haberini aldım fakat subay olduğum için kışladan ayrılamıyordum. Maddi yönden durumumuz da çok iyi olup mağaza, çiftlik ve dükkanlar ortada kalınca ayrılmak istedim. Gerekli yerlere üç defa istifa dilekçesi yazdım fakat kabul edilmedi bunun üzerine Abdulhamit ile görüşme talebinde bulundum. Benimle görüşme kabul edildi. Hünkarın huzuruna vardım ve elimden geldiğince mazeretimin haklılığını anlatmaya çalıştım. Hünkar “git istifa ettirdik” dedi. elinin tersiyle gidebilirsin işaret etmişti ama yüz ifadesinde istifamdan hoşlanmadığı belliydi. Tabi istifam kabul görüldüğü için ben bu duruma çok sevinmiştim fakat o gece bir rüya gördüm. Rüyada Osmanlı ordusu tabur tabur, bölük bölük geliyor ve Peygamber Efendimize teftiş veriyorlardı. Efendimizin yanında dört büyük halife ve arkalarında Abdulhamid bulunuyordu. Taburlar geçerken taburun biri dağınık bir şekilde geçti, işte o tabur benim taburumdu ben orda yoktum. Efendimiz Abdulhamid Cennetmekan’a “Bu birliğin kumandanı nerede? Sorunca O da ” Talebi üzerine istifa ettirdik” cevabını verdi.
Efendimiz ” Senin istifa ettirdiğini, biz de istifa ettirdik” dedi.
İhtiyar “ben ağlamayayım da kim ağlasın” dedi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir