Ekonominin Kalkınması

Her bireyin, her ailenin, her kurumun ve her ülkenin kendisini geliştirmesi yani kalkınması için farklı yöntemler kullanır. Bu farklı uygulamalar kimisini en üst seviyeye taşır, kimisini alt seviyeye indirir. Bu yöntem kişinin, kurumun ya da ülkenin çizeceği proje ya da yönteme bağlı olarak gelişir diyebiliriz. Konuyu ülke bazında ele almak istersek eğer; bir ülkeninin gelişmesi ve çağa ayak uydurması için o dönemin ihtiyacı olam hammadde ihtiyacına sahip olması gerektiği düşüncesindeyiz.

Gelişimini tüketici değil bilakis üretici seviyesine getirmiş ülke kalkınmakta olan ya da kalkınmış, gelişmiş ülkeler arasında bulabiliriz. Bununla beraber ekonominin bir diğer göstergesi ithalat ve ihracat kısmına bakıp yorumlayabiliriz. Eğer bir ülkenin ithalatı ihracatında fazla ise bu ülke dışa bağımlı üretimini yapabilmektedir. Yok eğer ihracatı ithalatından fazla ise yani dışa fazla bağlı olmadan üretimini yapabiliyorsa o zaman bu ülkenin ekonomisi iyidir ve gelişmekte olan veya gelişmiş ekonomiye sahiptir diye bir yargıdan bahsedebiliriz. Günümüzde şöyle bir baktığımızda özellikle yeraltı kaynakları ön plana çıkmaktadır. Bunlardan bazıları; petrol, bor minarelleri, doğalgaz, demir vb. gibi kaynakları sayabiliriz. Yine üretime baktığımızda sanayinin yani hammadenin işleneceği yerlerin de mevcut olması gerekmektedir. Bunların yanında sebze, meyve tarımının yapılıp geliştirilmesi ve hayvancılık için gerekli ortamların oluşturulması ve teşvik edilmesi gerektiğini bir ülkenin vazgeçilmez önemli ekonomik kalkınma unsurlarından biridir söyleyebiliriz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir